ULUSLARARASI TICARET İÇİN YENİ BİR ÖDEME YÖNTEMİ BPO

Özet
ICC tarafından hazırlanan ve Nisan 2013 tarihinde yayımlanan Banka Ödeme Yükümlülüklerine İlişkin Birörnek
Kurallar ile uluslararası ticarete yeni bir ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Çalışmamızda, İngilizce adının ilk
harflerinin kısaltmasıyla BPO olarak anılan Bank Payment Order’ın, ICC URBPO Kurallarına göre tarafları,
işleyişi ve genel özellikleri incelenecektir.
Anahtar Kelimeler
URBPO, BPO, Banka Ödeme Yükümlülüğü
Abstract
Uniform Rules for Bank Payment Obligation which has been drafted and published in April 2013 by ICC
introduce a new payment method in international trade law. In this study, the aim, functions, the parties and
general qualifications of the Bank Payment Obligation which is shortly known as BPO will be examined under
the ICC URBPO Rules.
Key Words
URBPO, BPO, Bank Payment Obligation
İçindekiler
I. Genel Olarak BPO
II. BPO’nun Amacı
III. BPO’ya İhtiyaç Duyulmasının Sebepleri
IV. BPO’nun Tarafları
V. BPO’ya İlişkin ICC Kuralları: URBPO
VI. BPO’nun Kurulması ve İşleyişi
VII. BPO Genel Özellikleri
VIII. BPO’nun Tabi Olduğu Hukuk
Sonuç
Yararlanılan Kaynaklar
Kısaltmalar
ACI :Asian Consultants International
ICC :International Chamber of Commerce
BIC :Bank Identifier Codes
BPO :Bank Payment Obligation
BÖY :Banka Ödeme Yükümlülüğü
DOCDEX : Documentary Credit Dispute Resolution Expertise
ISO :International Standards Organization
ISBP :International Standard Banking Practices
SWIFT :Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication
TMA :Transaction Matching Application)
TSU :Trade Services Utility
UCP :Uniform Customs and Practices for Documentary Credits
URBPO :Uniform Rules for Bank Payment Obligation
I. Genel Olarak BPO
Banka Ödeme Yükümlülüğü (BÖY) veya diğer bir adıyla BPO (Bank Payment Obligation)
günümüzde kullanılan geleneksel ödeme yöntemlerinin avantajlı yanlarını teknolojinin
getirdiği kolaylık ile birleştirip sunan tamamen yeni bir ödeme yöntemidir.
BPO bir bankanın bir diğer bankaya verdiği ve Satıcı tarafından bankası aracılığıyla sunulan
işlem verilerin, elektronik ortamda belirlenen şartlara göre başarılı bir biçimde eşleşmesi
sonucu ödemenin belirlenen bir vadede yapılmasını sağlayan geri dönülmez bir banka
taahhüdüdür.
BPO, ticari hayat için yeni alternatiftir, mevcut ticari finansman çözümlerinin yerini almak
üzere değil, bunları tamamlamak üzere tasarlanmıştır. Bazen “elektronik akreditif” veya basit
anlamında akreditif (“Light L/C”) olarak anılsa da aslında bir akreditif değildir, bir teminat
akreditifi veya banka garantisi de değildir. Tamamen kendi özelinde yeni finansal bir çözüm
aracıdır, yeni bir ödeme aracıdır.
BPO, riski azaltmak ve ödemeye güvence sağlamak bakımından karşılaştırma amaçlı olarak
akreditife benzetilebilir, ancak teknik bakımdan tamamen farklı bir ödeme yöntemidir. BPO
akreditife göre çok daha kolay ve pratiktir. Akreditif, fiziki uygun belgelerin ibrazı bir
bankaya fiziki olarak ibraz edilmesi üzerine Satıcı’ya bir ödeme yükümlülüğü sağlarken1
,
BPO benzer bir yükümlülüğü sadece elektronik uygun verilerin sunulmasına dayalı olarak
sağlar. Uygulama da BPO tabanlı bir işlem üç unsurun tutarlı olarak etkileşmesiyle çalışır.
Birincisi önceden tanımlanmış standartlara göre bilgi aktarımını sağlayacak yapılandırılmış
mesaj setleri, ikincisi önceden tanımlanmış iş akışına uygun verilerin eşleşmesini sağlayacak
bir platform ve üçüncüsü uygulamada yeknesaklığı sağlayacak bir kurallar setidir
(Akreditiflerin UCP Kuralları gibi).
BPO, diğer ödeme yöntemlerini tamamlayıcı nitelikte olsa da esas olarak Açık Hesap (Mal
Mukabili) ve akreditif arasındaki açığı kapatmaktadır. Açık Hesap ödeme yöntemine banka
güvencesi sağlamaktadır. Bir BPO işleminde çok basit olarak bir banka alıcı müşterisi için
satıcının bankasına karşı satıcı için geri dönülmez bir taahhüde girmektedir. Tarafların
mutabakatı ile şartlar belirlenmekte ve iki banka arasındaki bir makineye yüklenmektedir.
Yükleme ve sevkiyat yapıldıktan sonra satıcı istenen bilgileri bankasına vermekte ve bankası
da bu bilgileri makineye sunu olarak göndermektedir. İki banka arasındaki makine (TMATransaction Matching Application)) kendisine sunulan bilgileri elektronik olarak daha önce
yüklenen şartlar ile karşılaştırmaktadır. Karşılaştırma sonucu bir rapor çıkarmaktadır. Rapor
olumlu olursa alıcının bankası tarafından satıcının bankasına ödeme yapılmaktadır. Satıcının,
alıcı ile uğraşmasına gerek bulunmamaktadır, satıcı, alıcının bankasının riskini almaktadır.
Görüldüğü gibi bir BPO bir akreditifin güvencesini bir açık hesap basitliği ile
birleştirmektedir.

1
Abdurrahman ÖZALP, Akreditif, Riskler ve UCP, 1500 Soru/Cevap, İstanbul 2010, s. 303,304,321; Abdurrahman ÖZALP,
Dış Ticaret’te Teslim ve Ödeme Şekilleri, İstanbul 2004, s. 293; Abdurrahman ÖZALP, UCP 600’ın Kullanılması ve
Akreditif, 3. bası, İstanbul 2009, s. 333.
BPO, her ne kadar öncellikle dış ticaret ve sınır ötesi ile ilgili görünse de yurtiçinde de
kullanılması mümkündür. Teknik olarak bir ticari işleme birden fazla BPO ile katılmak
mümkündür, yani bir işlemde birden fazla yükümlü banka (obligor bank) ve bir tek lehtar
banka (recipient bank) olabilir.
II. BPO’nun Amacı
BPO’nun amacı mevcut ödeme yöntemlerine ilave olarak dünya ticaretine basit, ucuz ve
kolay bir alternatif güvence yöntemi ile katkıda bulunmaktır. Yakın zamanda yapılan bir
ankette göre dünya ticaretinin yaklaşık %80’nini aşkın bir kısmının Mal Mukabili (Açık
Hesap-Open Account) yapıldığı tespit edilmiş ve bunun her yıl %10 artacağı hesaplanmıştır.
Mal Mukabili çok basit, kolay ve ucuz bir ödeme yöntemidir. Çok fazla teknik bilgi ve
mevzuatta hakim olmaya ve teminat göstermeye gerek yoktur. Mal Mukabili ödeme yöntemi
bu pratikliğine karşın riskli bir ödeme yöntemidir. Satıcı malı gönderdikten sonra Alıcının
ödeme yapmasını bekler, kısacası Alıcının riskini alır, Satıcının parayı alıp almaması
tamamen Alıcının gücüne ve iyi niyetine bağlıdır. Özellikle istikrarsız kriz dönemlerinde
Satıcı güvence ihtiyacı duyar. Güvenceli bir ödeme yöntemi; akreditiftir. Akreditifi
kullanabilmek için teminat göstermek, teknik bilgiye sahip olmak ve mevzuatı (UCP, ISBP
vs.) bilmek gerekir. Akreditif işlemlerinde orijinal belgeler kullanılır. Orijinal belgelerin
akreditif şartları, UCP, ISBP, yüzlerce ICC görüşü ve DOCDEX kararlarına uygun olması
gerekir. Uygun olmayan belgeler “Rezervli”2
kabul edilir ve böyle bir durumda Satıcı bütün
güvencesini kaybeder. Sonuçta Akreditif sağlam ve güvenceli bir ödeme yöntemidir, ancak
pahalı, hantal, kompleks ve rezerv ile karşılaşma ihtimali çok yüksek bir ödeme yöntemidir.
Akreditif belgelerinin rezerv ile karşılaşma oranı yaklaşık %70 civarındadır.
BPO, Mal Mukabili ile Akreditif arasındaki boşluğu doldurmaktadır. BPO’da Mal
Mukabili’nin basit ve kolaylığı akreditifin güvencesi ile birleşmektedir. Akreditif’in orijinal
belgelerin incelenmesinden kaynaklanan risk ve zorluklar ortadan kalkmaktadır.
BPO, standart finansal mesajlar tipleri kullanmaktadır, bunlar ISO 20022 TSMT mesaj
formatlarıdır. BPO ISO 20022 standart mesaj formatlarını kullandığı için Satıcının sağladığı
veriler dışındaki eksiklik veya uygunsuzluklar (rezerv konuları) tümüyle ortadan
kalkmaktadır.
BPO’nun güvence dışında bir amacı da alıcı, satıcı ve tedarikçilere finansman imkânları
sağlamaktır. Yükleme öncesi finansman, yükleme sonrası finansman, antrepo finansmanı,
alacakların satın alınmasına dayalı finansman, esnek vadeli finansman sözkonusu imkânların
başında gelmektedir.
Sonuçta, BPO’nun amacı aşağıdaki gibi özetlenebilir:
(1) Mal Mukabili ödeme yöntemini banka güvencesi ile desteklemek,
(2) Saygın ve standart ISO 20022 mesajları ile rezerv konularını azaltmak,
(3) Operasyonu ve maliyeti azaltmak,

2 Akreditifte rezerv hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Nuray EKŞİ, Uluslararası Ticaret Hukuku, İstanbul 2010, s. 277-279;
Abdurrahman ÖZALP, Akreditif Rezerv Konuları, İstanbul, 2012.
(5) Hızlı, kolay ve otomatik bir ödeme yöntemi getirmek,
(6) Alıcı, Satıcı ve Tedarikçilere finansman imkânları sağlamak,
(7) Alıcı riskini ortadan kaldırmak,
(8) (Gizli teyit ile) Alıcı, Ülke ve Banka riskini ortadan kaldırmak.
III. BPO’ya İhtiyaç Duyulmasının Sebepleri
Geleneksel ödeme yöntemleri, hız, basitlik, kolaylık ve güvence gibi özelliklerin tümünü bir
arada vermek konusunda yetersiz kalabilmektedir. BPO’nun Amacı kısmında açıklanan
nedenlerle tarafların BPO gibi hızlılık, basitlik, kolaylık ve güvenilirlilik gibi özellikleri
teknolojinin imkânları ile veren yeni bir ödeme yöntemine ihtiyacı vardır. Ticaret yapan
tarafların Mal Mukabilinin kolaylığına, Akreditifin güvencesine, finansman imkânlarına,
teknolojinin hızına ihtiyacı olduğu kadar fiziki belgelerin kaybolması, üzerinde tahrifat
yapılması, rezerv konusu yapılması gibi yük ve risklerle uğraşmamaya da ihtiyacı vardır. İşte
BPO’ya bu nedenle ihtiyaç duyulur. BPO sayesinde taraflar Mal Mukabilinin kolaylık ve
basitliğine akreditif’te olduğu gibi bir banka güvencesi ile sahip olurken fiziki belgelerle
uğraşmak zorunda kalmayacak ve böylece zaman ve maliyetten tasarruf etmiş olacaklardır.
IV. BPO’nun Tarafları
Alıcı (Buyer): Malın alıcısı olan taraftır. Satıcı ile alım-satım sözleşmesi yapar, BPO
işleminin başlaması için Yükümlü Banka’dan talepte bulunur, teminat ve talimat verir.
Alıcının Bankası (Buyer’s Bank): Alıcının Bankası anlamına gelir. Alıcının bankası bir
Yükümlü Banka da olabilir.
Satıcı (Seller): Malın satıcısı olan taraftır. Alıcı ile alım-satım sözleşmesi yapar. Malı
yükler/sevkeder ve işlemle ilgili olarak yükleme belgelerinden topladığı verileri Lehtar
Bankaya gönderir. Lehtar Banka tarafından İşlem Eşleştirme Uygulamasına (TMATransaction Matching Application)) gönderilen veriler uygun bulunduktan sonra Yükümlü
Banka tarafından ödenen mal bedelini Lehtar Banka aracılığıyla alır.
Satıcının Bankası (Seller’s Bank): Satıcının bankası anlamına gelir. Satıcının Bankası, bir
‘Established Baseline’ın ‘Payment Obligation Segment’inde ‘Recipient Bank’(Lehtar Banka)
olarak gösterilecektir. Bir BPO işleminde Yükümlü Banka’nın muhatabı olan bankadır.
Yükümlü Banka (Obligor Bank) mesajları bu bankaya gönderir, ödemeyi bu bankaya yapar.
Taraf Banka (Involved Bank): Satıcının Bankası veya (belirli herhangi bir zamandaki
rolüne bağlı olarak) ‘Recipient Bank’, Alıcının Bankası, Yükümlü Banka veya ‘Submitting
Bank’ anlamına gelir.
Yükümlü Banka (Obligor Bank): Bir BPO’yu düzenleyen banka anlamına gelir. Bir BPO
işleminde geri dönülmez taahhüdüne giren bankadır.
Lehtar Banka (Recipient Bank): Bir BPO’nun lehtarı olan banka anlamına gelir. ‘Recipient
Bank’ her zaman Satıcının Bankası’dır.
Sunan Banka (Submitting Bank): Tek görevi sadece ‘Established Baseline’ gereği bir veya
birden fazla Data Set’ini sunmak olan bir Taraf Banka’dır.
V. BPO’ya İlişkin ICC Kuralları: URBPO
Banka Ödeme Yükümlülüklerine İlişkin Birörnek Kurallar (URBPO) sadece bankalar
arasında uygulanmak üzere hazırlanmıştır3
. Eylül 2011’de ICC ile SWIFT arasında imzalanan
görüş birliği tutanağında ve Hazırlama Grubu’na yönlendirilen esaslarda bu husus yer
almaktadır. URBPO finans kuruluşları (kurallarda ‘Involved Banks’–Taraf Bankalar olarak
geçmektedir) tarafından seçilen herhangi bir TMA’nın (İşlem Eşleştirme Uygulaması) belirli
bir işlem için sağlayacağı ‘işbirliği’ ortamında işlem yapmak üzere tasarlanmıştır.
ICC tarafından hazırlanan URBPO, bir banka ile müşterisi arasındaki işlem ilişkilerini
kapsamamaktadır. Bir Banka Ödeme Yükümlülüğü’ne (BPO) girmeyi kabul eden veya bir
BPO alan bankanın buna dayanarak rekabet ortamında müşterilerine finans veya diğer
hizmetleri ve ürünleri teklif etmesi o bankanın tercihlerine bağlı olacaktır. Kurallar BPO’nun
kaynak işlemle ilişkili olan satış sözleşmesi veya diğer bir sözleşmeden ayrı ve ondan
bağımsız olduğunu belirtmektedir.
Bir BPO işlemine uygulanacak kurallar taraflarca belirlenir. Uygulanacak kurallar, İşlem
Eşleştirme Uygulaması (TMA-Transaction Matching Application) veya sistem gereği duruma
göre bazen mecburi olabilir, kullanılan sistemin şartlarına bağlıdır. Yine de bir BPO işleminin
ICC’nin URBPO (Uniform Rules for Bank Payment Obligation) kurallarına tabi olması
istenmiyorsa o halde o BPO ile ilgili Oluşturulmuş Veritabanında (Established Baseline)
“URBPO’ya tabi olmadığının belirtilmesi önerilir. Aksi halde ICC’nin URBPO kurallarına
tabi olur. Bu gereklilik SWIFT’in TSU (Trade Services Utility) kullanım kılavuzunda şu
şekilde yer alır: Bir BPO işlemi ile ilgili olarak SWIFT’in TSU(Trade Services Utility) İşlem
Eşleştirme Uygulaması (TMA) kullanılacaksa aksi belirtilmediği sürece 1 Temmuz 2013
tarihinden kendiliğinden URBPO’ya tabi olacaktır. SWIFT’in TSU uygulaması kullanıldığı
halde URBPO’ya tabi olması istenmiyorsa o halde Oluşturulmuş Veritabanında (Established
Baseline) bunun belirtilmesi gerekir, bu durumda TSU Service Description’nın 7. Bölümünde
“Rule Book” altında bulunan kurallar uygulanacaktır.
ICC’ nin URBPO Kuralları, Nisan 2013 tarihinde yayımlanmıştır. İçeriği genel olarak şu
başlıklardan meydana gelir.
Madde 1- Kapsam,
Madde 2- Uygulama
Madde 3- Genel Tanımlar
Madde 4- Mesaj Tanımlamaları
Madde 5- Yorumlamalar
Madde 6- Sözleşmeler Karşısında Banka Ödeme Yükümlülükleri

3
ICC’nin Banka Ödeme Yükümlülüğü (BÖY)’ne İlişkin Birörnek Kuralları (Sürüm 1.0), ICC Yayın No: 750E, Paris 2013;
Uniform Rules for Bank Payment Obligations (Version 1.0), ICC Publication No. 750E, Paris 2013.
Madde 7- Belgeler, Mallar, Hizmetler ve Yapılan İşler Karşısında Veriler
Madde 8- BPO’nun Vade Tarihi
Madde 9- Taraf Banka’nın Rolü
Madde 10- Yükümlü Bankanın Taahhüdü
Madde 11- Değişiklikler
Madde 12- Verilerin Geçerliliğine İlişkin Sorumluluk Üstlenilmemesi
Madde 13- Mücbir Sebep
Madde 14- TMA’nın Müsait Olmaması
Madde 15- Uygulanacak hukuk
Madde 16- Oluşacak Fonların Temliki
VI. BPO’nun Kurulması ve İşleyişi
Bir BPO esas işin dayandığı alım-satım sözleşmesi ve diğer sözleşmelerden bağımsızdır.
Sunulmuş Veri Tabanı (Baseline) içerisinde yer alacak Verilere (bilgiler, şartlar vs.) Alıcı ve
Satıcı arasındaki sözleşmeye göre belirlenir. Bir başka deyişle bir “Baseline” yani “İşlem
Eşleştirme Uygulaması (TMA) nezdinde yeralan “Sunulmuş Veritabanı’nda yer alacak
bilgileri kendi aralarında kararlaştırırlar.
Bu bilgiler başlangıçta ham bilgi anlamında “data” veya “veri” olarak adlandırılır, daha sonra
Alıcı ve Satıcı tarafından kendi bankaları aracılığıyla İşlem Eeşleştirme Uygulamasına (TMATransaction Matching Application) gönderildikten sonra “Baseline” yani “Sunulmuş
Veritabanı adını alırlar. Bir BPO, bir “Baseline” da yer alan elemanlardan biridir. Daha
doğrusu ayrı verilerden oluşan bir bileşendir. BPO bileşeni başlangıçta Baseline içerisinde
olmayabilir, tercihlidir, daha sonra kurulmuş olan bir veritabanına yani Oluşturulmuş
Veritabanına (Established Baseline) bir değişiklik ile eklenebilir.
Sunulmuş Veritabanı (Baseline) bulunması gereken asgari elemanlar
İşlem referansı
Sipariş referansı
Alıcının adı ve ülkesi
Alıcının Bankası’nın BIC Kodu
Satıcının adı ve ülkesi
Satıcının Bankası’nın BIC Kodu
Mallar: parça başı tutar ve miktar
Ödeme şartları
Ticari Veri Seti Sunu Bankası BIC Kodu (Satıcının Bankası veya Sunu Bankası)
BPO (Tercihli) Not: BPO, Baseline içerisinde tercihli bir bileşendir.
Yükümlü Banka(Obligor)
Lehtar Banka(Recipent Bank)
Tutar
Vade
Temas kurulacak kişi (Alıcının veya Satıcının Bankasından)
Alıcı ve Satıcı tarafından bankaları aracılığıyla İşlem eşleştirme Uygulamasına (TMA)
gönderilen bilgiler orada elektronik ortamda otomatik olarak karşılaştırılır, eğer eşleşme
sağlanırsa TMA taraflara bir Eşleşme Raporu gönderir ve bu durumda karşılaştırma şartlarını
içeren ana belge yani Oluşturulmuş Veritabanı (Estabished Baseline) kurulmuş olur. TMA bu
şartları ileride işlem verileriyle karşılaştırmak üzere nezdinde tutar. Daha sonra Satıcı
tarafından yükleme veya sevkiyat tamamlandıktan sonra işlem verileri kendi bankası
aracılığıyla TMA’ya gönderilecek ve TMA gelen verileri otomatik olarak nezdindeki bu
şartlar ile karşılaştıracaktır. Bir Oluşturulmuş Veritabanında (Established Baseline)
başlangıçta BPO olmayabilir. Bir BPO daha sonra bir değişiklik mesajı ile eklenebilir.
Alıcı ve Satıcı tarafından Veritabanında yer alması istenen veriler bankaları aracılığıyla
(Alıcının Bankası/Yükümlü Banka/Lehtar Banka) aracılığıyla İşlem Eşleştirme Uygulamasına
(TMA) gönderilir. Veriler eşleşirse Veritabanı (Baseline) kurulmuş olur, veriler eşleşmezse o
halde veriler eşleşene kadar tekrar gönderilmeye devam edilir.
Sunulan Veritabanı (Baseline) elemanları İşlem Eşleştirme Uygulaması (TMA) üzerinde
otomatik olarak eşleştikten ve TMA tarafından Veri Eşleşme Raporu (Data Match Report)
taraf bankalara (Obligor Bank, Recipient Bank) gönderildikten sonra Baseline kurulmuş olur.
İçerisinde BPO şartı varsa o halde BPO’lu bir Oluşturulmuş Veritabanı (Established Baseline)
olur. Bundan sonra BPO açılmıştır ve geri dönülmezdir.
Bir Oluşturulmuş Veritabanında (Established Baseline) birden fazla BPO olabilir.
Oluşturulmuş Veritabanı (Established Baseline) kurulduktan sonra Satıcı Veritabanı ve BPO
konusu işi yapmaya başlar. Örneğin, malı hazırlar ve sevkeder. Satıcı, işi tamamladıktan sonra
“Established Baseline” na göre gerekli verileri bankasına gönderir. Gönderme şekli kendisi ile
bankası arasında belirlenir.
Genelde Satıcı orijinal belgeleri Alıcı’ya kendisi direkt olarak veya mal ile birlikte gönderir,
ancak Satıcı bankası ile arasındaki mutabakata göre orijinal belgeleri bankasına teslim
edebilir. Bankası İşlem Eşleştirme Uygulamasına (TMA) sunacağı bilgileri orijinal
belgelerden kendisi elde eder ve İşlem Eşleştirme Uygulamasına (TMA) gönderir. Sonra
orijinal belgeleri Alıcı’ya gönderebilir. Bu konu tamamen Satıcı ve Satıcının Bankası’nın
kendi aralarındaki mutabakata bağlıdır, URBPO bu uygulamaya karışmaz.
Normal şartlarda Satıcı orijinal belgeleri Alıcı’ya, belgelerden elde ettiği verileri de TMA’ya
sunulmak üzere bankasına gönderir, ancak bankasıyla arasında yukarıdaki gibi bir mutabakat
varsa buna göre uygulama yapabilir. URBPO’da bunu engelleyen bir şey yoktur.
İşlem Eşleştirme Uygulaması (TMA, Satıcı’nın bankası tarafından kendisine sunulan verileri
nezdinde bulunan Oluşturulmuş Veritabanı (Estabished Baseline) ile eşleşme veya eşleşmeme
durumunu tespit etmek için otomatik olarak karşılaştırır.
TMA otomatik eşleşme tespit ederse o halde Ödeme Yükümlülüğü Bölümünde (Payment
Obligation Segment) belirtilen ödeme şartına uygun olarak ödeme veya vadeli ödeme
taahhüdüne girme durumunu başlatır. Bundan sonra Yükümlü Bankanın (Obligor Banka) geri
dönülmez yükümlülüğü başlar.
TMA’da otomatik eşleşme sağlanamazsa yani eşleşmezlik (Data Mismatch) tespit edilirse o
halde İşlem Eşleştirme Uygulaması (TMA) her bir Taraf Bankaya (Involved Bank) bildirimde
bulunur. Bu durumda Alıcının Bankası (Buyer’s Bank) eşleşmezlik konularını (rezerv
konuları) kabul edebilir veya kabul etmesi için Alıcı’ya dönebilir.
Yükümlü Banka, Alıcının Bankası (Buyer’s Bank) dışında bir banka ise o halde Alıcının
Bankası’nın (Buyer’s Bank), Alıcı’nın kabulüne onay vermesi halinde işlem devam eder. Bu
durumda Yükümlü Banka’nın (Obligor Bank) da kabul etmesi gerekir. Aksi halde Alıcının
Bankası’nın (Buyer’s Bank) bu rolü üstlenmesi ve TMA’ya değişiklik ile bildirmesi ve tüm
Taraf Bankaların (Involved Banks) kabul etmesi gerekir veya alternatif olarak yeni bir
Yükümlü Banka (Obligor Bank) bulması ve TMA’ya bir değişiklik (Amendment) ile
bildirmesi ve tüm Taraf Bankaların (Involved Banks) kabul etmesi gerekir.
VII.BPO Genel Özellikleri
(1) SWIFT ile ICC’nin ortaklaşa geliştirdikleri bir araçtır,
(2) Otomatik ve güvenlidir,
(3) Fiziksel belgeler ile uğraşmaz,
(4) Yeni bir ödeme yöntemidir,
(5) Bağımsızdır, dönülmezdir,
(6) Bir banka tarafından bir diğer bankaya verilen bir taahhüttür,
(7) Ödeme verilerin eşleşmesi üzerine gerçekleşir,
(8) Ödeme görüldüğünde (sight) veya belirlenen bir vadede yapılır,
(9) Kısaca URBPO olarak anılan Uluslararası Yeknesak Kuralları vardır,
(10) Alıcı ve Satıcı arasındaki ticari işi esas alır (Underlying Trade Transaction),
(11) Oluşturulmuş bir veri tabanı üzerinde çalışır (Established Baseline),
(12) Muhataplar bankalardır, kurallar bankalar arası ilişkiye uygulanır,
(13) Kurallar alıcı ve satıcı veya banka ve alıcı/satıcı arasındaki ilişkiye uygulanmaz,
(14) ISO Standart mesajları kullanır,
(15) İşlem Eşleştirme Uygulaması (TMA) kullanır, TSU, ACI gibi.
VIII. BPO’nun Tabi Olduğu Hukuk
ICC URBPO Kurallarının 15. maddesine göre, bir BPO’ ya uygulanacak hukuk, yükümlü
bankanın kuruluş sözleşmesinde belirtilen şube veya ofisinin bulunduğu yerin hukukudur.
URBPO, uygulanacak hukuk tarafından yasaklanmadığı sürece sözkonusu hukukun
tamamlayıcısıdır. Yükümlü Banka uygulanacak hukuk ve mevzuat gereği yükümlülüklerini
yerine getirmekten alıkonulduğu takdirde, BPO’den doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi
gerekmez ve bundan kaynaklanan sonuçlardan dolayı herhangi bir yükümlülük veya
sorumluluk üstlenmez.
Sonuç
BPO, dış ticaret dünyasında yeni bir ödeme yöntemidir. Bu ödeme yöntemi, geleneksel ödeme
yöntemlerinin yerine geçmek üzere değil onları tamamlamak ve alternatif olmak üzere
geliştirilmiştir. Dünya ticaretine ve dış ticarette ödeme yöntemlerine yeni bir soluk getirecek
olan BPO’nun uygulamada sıkça kullanılacağı düşünülmektedir.
Yararlanılan Kaynaklar
Nuray EKŞİ, Uluslararası Ticaret Hukuku, İstanbul 2010.
——ICC’nin Banka Ödeme Yükümlülüğü (BÖY)’ne İlişkin Birörnek Kuralları (Sürüm 1.0), ICC Yayın No: 750E, Paris
2013.
Abdurrahman ÖZALP, Akreditif, Riskler ve UCP, 1500 Soru/Cevap, İstanbul 2010.
Abdurrahman ÖZALP, Dış Ticaret’te Teslim ve Ödeme Şekilleri, İstanbul 2004.
Abdurrahman ÖZALP, UCP 600’ın Kullanılması ve Akreditif, 3. bası, İstanbul 2009.
Abdurrahman ÖZALP, Akreditif Rezerv Konuları, İstanbul, 2012.
——Uniform Rules for Bank Payment Obligations (Version 1.0), ICC Publication No. 750E, Paris 2013

Üye olmak ister misiniz?Dış Ticarete Yön Verenler Derneği

Dış ticaretin gelişmesine önemli bir katkı sağlayacağına inandığımız derneğimizi yaşama geçirdik diyerek yola çıkan dış ticaret gönüllüleri, yeni bir oluşum olan “Dış Ticarete Yön Verenler” derneği altında buluştu.